OTOBÜS MACERALARI 13

Merhaba Arkadaşlar gününüz aydın olsun… Nasılız iyiyiz inşaAllah. HAftamız güzel geçiyordur umarım… Benim yoğun dehşet ül vahşet şekilde yoğun ve güzel geçiyor… Hava şartlarını da sorarsanız hava bir yağıyor bir güneş açıyor. Bünye olarak hava şartlarına ayak uydurmaya çalışıyor :)….Bugün ise hava güneşli ve bu güzel havanın vermiş olduğu heyecan ve sevimlilikle evden çıktım. 75 numaralı ilk aktarma toplu taşıma aracını bekleyeceğim durağa doğru ilerlerken benle yarışır gibi hızlı bir şekilde durağa doğru ilerleyen 75 numarayı gördüm bugün erkenci sanırım. 75 numaralı toplu taşıma vasıtası da güneşin ilk ışıkları ile dışarı çıkan minnak buzağılar gibi zıplaya zıplaya durağa doğru geliyor beni geçiyor. kendisine zor bela yetiştim. Neyse kartımı okuttum ve orta kalabalık olan otobüsün en önünde kalmayı karar verdim. Otobüse binerken dikkatimi çeken şöförün kendi kendine konuştuğunu sanmamdı. Ama öyle değilmiş sol elinde akıllı olmayan tuşlu telefon ve koyu bir sohbet. Şöförün bulunduğu bölümde üst kısımda, “ŞÖFÖRle KONUŞMAK yasaktır” uyarısı gözüme çarptı. Sonra dedim kendi kendime belki istasyonla görüşüyordur, otobüs hareket zamanı için konuşuyorlardır, ama istasyon görüşmesi değildi sohbet koyu her konudan konuşuluyordu. Akşam ne yapacağına kadar. Tabi ki bu sırada tek eli ile kocaman 75 numaralı otobüsü kullanıyordu. Acaba ŞÖFÖRLE KONUŞULMAZ uyarısı tek yolculara özelmiydi, Telefonla konuşma kazaya sebebiyet vermezmiydi diyede aklımdan geçirdim .. Neyse beni aldıktan sonraki 3. durağa geldiğimizde yolcuları almak için durdu. Bizim şöför hala konuşuyor.

——Yolcular binmeden kapının dışından bir yolcu seslendi: “Efendim otobüs Emirgana direk mi gidiyor yok sa dolanıyormu?”. ….

Şöförde tık yok, bu sırada diğer yolcular biniyor her bir yolcu binerken yolcu sorusunu tekrarlıyor:”Efendim otobüs emirgana direk mi gidiyor yoksa dolanıyormu?”…. Şöforde yine tık yok… durakta son yolcuda binince bu sefer mecbur kendiside bindi şöföre daha da yaklaştı seslenme mesafesi ortalama 30 cm aynı sözleri 3 defa daha tekrarladı şöför de yine bir karşılık verecek ses yok. şöfor öyle bir sohbete muhabbete dalmış ki sanki araç kullanmıyor evdeymiş gibi telefonun karşışındaki kişi ile sohbetini çevresine , trafiğe aldırış etmezcesine devam ediyordu. En son ben seslendim yolcuya, Emirgana direk gider hanımefendi dedim. Ama yolcu şöföre o kadar odaklanmış ki senden(şöförden) duymak istiyorum başkasından değil dercesine telefonda muhabbete dalmış şöföre kilitlenmişti. 3 defa seslendim yolcuya.. 3. seslenmemde dikkate aldı. Şöför ona ilgi göstermiyor telefonun karşısında kim varsa tüm ilgi ve alakasını telefondaki kişiye vermişti… Tabiki bu olaylar olurken otobüs hareket halinde yolcu benim 3. seslenişimden sonra doğru otobüse bindiğini anlayınca kartını bastı. yolcunun kartı ücretsiz biniş kartıydı işte o anda olan oldu.. Otobüste bir sessizlik oluştu. O kadar bir sessizlik oldu ki pür dikkat yolcular söför mahalline bakıyordu. Diyeceksiniz ne oldu. Yolcu ücretsiz kartla binemez mi yada yolcu başkasının kartı ile mi bindi düşünceleri aklımıza gelecek… Hayır efenim, Şöför 1 dakikalığına telefonla muhabbetini kesmiş ve bu ses kesme otobüs içinde anlık bir sessizliğe sebep olmuş, yolcularda oto teybinden gelen ses misali bir anda sesli muhabbet yapan söförün sesinin kesilmesinin nedeni neydi acaba dercesine meraklı bakışlarla söför mahalline odaklanmıştı. Şöförün muhabbetinin kesilmesine neden olan bu önemli olan olay, davranış yada fiiliyat neydi?

Evet Herşey Yolcunun ücretsiz biniş kartı ile başladı. Ve biniş kartının sesi Şöförün telefondaki koyu sohbetini kesmesine vesile olmuştu. Şöför seslendi: “HAnım efendi ücretsiz biniş kartı ve kimliğinizi gösterin” dedi. Yolcunun sesini duyuramadığı söför dile gelmiş konuşabiliyordu. Yolcu istenilen evrakları gösterdi ve otobüsün arkasına doğru ilerleyerek gözden kayboldu derdim ama ilerlemedi 🙂 ön koltukların orada kaldı… Emirgana geldik yani 2. aktarma durağına geldik otobüs durdu Söföründe telefondaki sohbetide bitti. Ücretsiz kart basan yolcuda inerken söför seslendi: “ Bayan kusura bakmayın telefonla konuşuyordum” dedi 🙂

Ne desem bilmiyorum ki. Bu ne aldırışsızlık bu ne görev bilinci bu ne kurallara uymamazlık…. Toplu taşıma şöförlerinde bir hastalık mı bilmiyorum ama araç duraktan hareket ettiği andan itibaren işi ile ilgili olsun yada olmasın cep telefonlarına sarılıyorlar son durağa kadar konuşuyorlar. Efenim Saman balyası taşımıyorsunuz Canı olan Ruhu olan varlıkları taşıyorsun. Evet şöförler çok stresli bir işte çalışıyorlar ama bu canları hice saymaları hakkı vermez.. Eğitim şart Meslek içi eğitim şart. Sorumluluk bilinci şart. Karşılıklı nezaket eğitimi şart.

Evvet ben müsade isteyeyim. Kendinize iyi bakın sizleri İbrahim Tatlısesle Başbaşa bırakıyorum. Yallah Şöför Yallah.

Reklamlar

BUS ADVENTURES 12


Hello friends, have a good monday. I hope the first day of the week will be good. Along the days we took a breath for the bus adventures. Also today, i thought that i should share the evidence i experienced. the comments are yours. You know that starting the monday with a syndrome again and again every week may makes most of us feel bad and low our mood. some goes to school, some take their children to the school, some start to work to gain the money, some watch the people starting the first day of the week on having breakfast on their balcony. today, we also start a day like that. If you ask me how, for me, everyday is the same. because no weekend. oooow 7 days are the on weekdays . its awesome. nevermind, I arrived to the transit station to go to my work. people are like a zombie, bleary-eyed. the number 75 is seen on the horizon with this zombie waiting, wiggly. number 75 is coming as if it doesnt want to start the monday.the race of gettin on the bus as first is becoming intense on mondays. thinking that if we find an empty place, we can sleep. generally it’s impossible but today there was a place for 2 and the first arriving gained. I passed to the back and standing again. the vehicle moved from the station. we were going with the number 75 unwillingly and with a syndrome. but there was a person that very different from the others. as if in a room, he, his phone and earphones. as if this brother isolated himself from the bus, and the passengers but this isolation makes everybody look at him like “yes this boy is here, today is monday ” why this boy like that? I wonder if he had any obstacle. or may he be misunderstand the way “start the day with a smile”. It is unknown but this boy was laugh loudly like a car horn:D 😀 what is he watchin on his phone in the morning… as if saying that the person at the back hear me…the older person next to him “your sleeping in your home is enough, wake up”…he make the inside of the bus fullfill with his laughing loudly and make everybody looked at him. this laughing passed until 2nd station to the last. what i mean that, well done brother! you take the unstarted work tiredness away for everybody. and im saying that monday,hello welcome!I want allowance from you. take care of yourself. have a nice week.

TRANSLATION-English teacher-Aslı Cimitoğlu

OtobüS mACERALARı 12

Merhaba Arkadaşlar; hayırlı pazartesiler haftanın ilk gününün güzel geçmesi dilekleriyle sohbetimize maceralarımıza devam… Bayağıdır Otobüs maceralarına ara vermiştik. Bugünde karşılaştığım bir olayı paylaşmam lazım dedim, yorumlar sizin…. Biliyorsunuz ki çoğumuz için pazartesi sendromu yada güzel biten bir haftasonunun ardından tekrar pazartesiye başlamak insanda bir burukluğa düşük bir enerjiye sebebiyet verebiliyor. kimi okula gidiyor, kimi ekmeğini kazanmak için mesaiye başlıyor, kimi çocuklarını okula götürüyor, kimi de balkonda kahvaltısını yaparken durakta haftanın ilk gününün startını yapan insanları seyrediyor.Bugün de öyle bir günle başladık haftanın ilk gününe… Beni sorarsanız nasıl başladınız diye; benim için hergün aynı çünkü haftasonu tatilim yok 🙂 🙂 haftasonum yok,, vuuuu benim için haftanın 7 günü haftaiçi, süpermiş…. Neyse işe gitmek için ilk aktarm durağına geldim. İnsanlar zombi gibi uykulu haftasonun vermiş olduğu dinlenme yorgunluğu gözlerde okunuyor. Bu zombi bekleyişi olurken ilk aktarmamız 75 numara ufukta gözüktü salına salına geliyor. Sanki 75 numarada p.tesiye başlamak istemiyormuş gibi geliyor… Araca ilk binme yarışı p.tesi günleri daha yoğun oluyor. boş bir koltuk bulursak oturup uyuruz diye. genelde bulunmuyor ama bugün 2 kişilik vardı koltuğa ilk varan kazandı…. Ben yine en arka bölüme geçtim ayaktayım….Araç bizi aldığı duraktan hareket etti. durak durak yolcu indirip bindiriyor ve çoğu yolcuda bir hareketsizlik bir sıkkınlık ve p.tesiye başlamama duyguları içinde 75 numaralı otobüsümüzün götürdüğü yere doğru gidiyoruz. ama öyle biri var ki diğer yolculardan çok farklı kendisini diğerlerinden soyutlamış. sanki bir kapalı odada; tek kendisi, telefonu ve kulaklığı. Kardeşimiz kendini p.tesiden, yolculardan ve otobüsden soyutlamış gibi ama bu soyutlama çevresinin evet bu genç var bugün p.tesi olmuşta ne olmuş dercesine baktırıyordu…. Acaba bu neydi herkes mahmur gözlerle istek ve arzuları evde biraz daha kal dercesine, zoraki güne başlamışcasına yolculuk ederken bu genç neden böyleydi. Acaba sıkıntısı mı vardı yok güne gülücük saçarak başla ifadesini yanlış mı anladı… Bilinmez ama bu kardeşimiz; bir arabanın kornasının sesinin duyulurcasına kahkaha atarak gülüyordu 😀 :D.. Sabah Sabah Cep telefonunda ne izliyorsa artık kahkaha atarak ; otobüsün en arkasındaki de gülüşümü duysun dercesine , önde bizi sollayan araca korna yetmez benim gülüşümle ikaz ederim dercesine, yanında oturan amcanın evde uyuduğun yeter uyan artık dercesine, otobüsün içini kahkahaya boğdu ve insanları kendisine bakmasını sağladı. Bu kahkahalar toplamaya 2 durak kalana kadar devam etti. Demem şu ki arkadaşım helal herkesin üzerindeki başlamamış iş yorgunluğunu attın. ve diyorum ki Pazartesi Merhaba hoş geldin. Ben müsade istiyorum kendinize iyi bakın güzel bir hafta geçirmeniz dileği ile…

OTOBÜS maceraları 11

Merhaba Arkadaşlar gününüz huzurlu ve bereketli geçsin inş.
Bir haftaya yakın yazmıyordum işlerin yoğunluğundan dolayı… Yine buradayım ve yine maceraya devam…. yine günlük gözlemlerimle paylaşımlara devam…. Neden otobüs maceraları derseniz aynı askerlik anıları gibi otobüs yaşantısı da olmazsa olmaz dedim :).. bir çok insanla karşılaşıyoruz, birçok insan davranışlarını gözlemleyebiliyorsunuz. İnsanların sabahın ilk ışıklarıyla son ışıkları arasında başlangıç ve bitişi olarak kullandığı yer toplu taşımalar. Kimi mutlu bir şekilde uykusunu almış olarak durakta bekleyip maceraya başlıyor kimi uykusuz gözlerle esneye esneye nereye geldim dercesine durakta toplu taşıma vasıtasını bekliyor, kimi evden uzak olayım maceraya atılayım dercesine başlangıca doğru ilerlemek için bekliyor. Hepsinin Ortak gayesi yada hepimizin ortak gayesi belli start verdiğimiz sabahın ilk gününe başlamak.

Evet yine her zamanki gibi bugün yine ilk aktarma olan 75 numaralı toplu taşımaya binmek için durağa geldim ve bugün 75 numaramız tam saatinde geldi. Herkes bi birbirine baktı içinden vuuu dercesine :)…. otobüse bindik ve bir farklılık var dı yada bana öyle geldi otobüs çok sessiz ve herkes koltuklarda oturuyor… sadece ben ayakta gidiyorum tek bana yer kalmamış :). Kimi uyuyor uyurken otobüs camına kafasını yaslamış nefes alış verişi camı buğuluyor kimi kafasını yere dikmiş otobüsün sallanmasına ayak uydurarak bir rock konserinde gibi başlar sallanıyor…. bindiğim duraktan sonra ikinci durağa geldiğimizde otobüs durdu bir adet yolcuyu içeriye aldı. ama yolcu arabaya nasıl bindi bende anlamadım adım atarken bir serselendi ön kapının turnike koluna tutuldu düşmekten kurtuldu. kartını okutmak için çantasında biniş kartını aramaya başladı ama nafile bulamadı bir sonraki durağa kadar. Durağa geldiğinde otobüs bir sert frenle durdu o anda kartını bulamayan yolcu elinden kartını düşürdü. meğer kart elindeymiş 🙂 bir şey olmamış gibi kartını alıp okuttu. boş bir yer arar gibi otobüsün içinde ilerlerken ben bulamadım ama bakalım bulabilecek mi derken otobüsün ortasında bulunan ve otobüsün arka tarafına bakan koltuğa oturdu, oturur oturmaz bir ses geldi “ne yapıyorsun be”…. halinden anlaşıldığı üzere kardeşimiz uyanamamış uykulu gözlerle otobüse binme fiiliyatında bulunmuş ve aklıma o anda Mazhar Fuat Özkan’ın şarkısı geldi  UYKULU GÖZLERLE

Uykulu gözlerle döndüm rüyamdan
Sana sarı laleler aldım, çiçek pazarından
Sen olmasan buralara gelemezdim ben
Sevemezdim bu şehri, anlamazdım dilinden

Nasıl bir sevdaysa bu karşı koyamam
Dayanamam kıskanırım seni paylaşamam
Satırlar uçar gider aklımdan
Sana sarı laleler aldım çiçek pazarından

Uykulu gözlerle döndüm rüyamdan
Sana sarı laleler aldım, çiçek pazarından
Sen olmasan buralara gelemezdim ben
Sevemezdim bu şehri, anlamazdım dilinden

Yeniden başlasam bu sefer korkmadan
Koklayıp birbirimizi çöpe atmadan
Satırlar uçar gider aklımdan
Sana sarı laleler aldım çiçek pazarından

Uykulu gözlerle döndüm rüyamdan
Sana sarı laleler aldım, çiçek pazarından
Sen olmasan buralara gelemezdim ben
Sevemezdim bu şehri, anlamazdım dilinden

Nasıl bir sevdaysa bu karşı koyamam
Dayanamam kıskanırım seni paylaşamam
Satırlar uçar gider aklımdan
Sana sarı laleler aldım çiçek pazarından
ALINTI. M.F.Ö

Ben buşarkıyı düşünürken. Uykulu kardeşimiz arkaya doğru ilerlerken şöforun yapmış olduğu ani fren davranışı ile tutunacak dal aradı amma velakin fakat dalı bulamadı orta kapıya yaslandı…..

Demem şu ki erken yatalım erken kalkalım uykumuzu alalım sabaha kadar çocuk mu sallıyonuz demek istiyorum ama günümüz şartlarında erken yatmak zor. Çünki çevre ve teknoloji olarak uykumuzun önüne geçen çok uyarıcı var… ….. Bugünde Maceramızın sonuna geldik. dinlediğiniz için teşekkürler umarım sıkmadım. Kendinize iyi bakın iyi davranın gülün konuşun , öncelikle Merhaba diyin. Bir sonraki macerada görüşmek Üzere esen kalın 🙂 B.Güneş

OtobüS MaceralarI 10

Merhaba arkadaşlar hayırlı Çarşambalar; Nasılız iyiyiz inşaAllah, Bugünde yine sizlerinde karşılaştığı yada karşılaşmaya maruz kaldığını olaylardan kısa bir kesit anlatacağım. umarım sıkmıyorum sizleri 🙂

Yine her zaman ki gibi sabah evden işe gitmek için çıktım ilk aktarma durağına geldim. İlk aktarma ilk aktarma diyorsun da bu toplu taşımanın hat ismi yok mu dediğinizi duyuyor gibiyim. 🙂 ilk aktarma 75…. evet 75 le maceraya devam….. Bugünkü durum 10 durağın 6 sınde tekrarlanan bir durum.. Yani durak önünde yada durağı geçince inecek butonuna basmak yada inecek var kaptan deyip söförle diyaloğa giren yolcular…. Genelde durağa tam gelince yada durağı geçince karşımıza çıkıyor…. Yine 75 kalabalık tıklım tıklım dolu. Ben yine ara boşlukları doldurmayan kardeşlerden müsade isteye isteye en arka bölüme geçiyor ve yolculuğuma ayakta devam ediyorum. Bir durak geçtik ve sonrasındaki durakta butona basılmamasına rağmen otobüs durdu. Kimse inmedi kapılar kapandı ve aniden orta kısımdan Ben ben ben diyip biri ayağa kalktı. Dedim çekiliş mi oluyor acaba bir hışınla kafamı kaldırdım noter arıyorum çekiliş topları nerde diye bakarken ablamız sohbetin koyuluğundan butona basmayı unutmuş bu durumdan dolayı nasıl bir tepki vereceğini bilmeden piyango talihlisi gibi ben ben ben diyerek inmek istiyor. bir yandan da sohbet kahkaha ve gülmeler devam ediyor taki söförün anonsuna kadar.

söför otobüsü durdurdu anonsunu verdi “durağa gelmeden duracak butonuna basın inmek için hazırolun” diye… bunu duyan abla “durağa gelmişiz duracaksın” diyip söföre laf çaktı. (durağı geçiyoruz abla ne durması)… söför lafa bakmadı yolcu kalabalıktan ilerleyerek orta kapıdan indi. 75 tekrar yoluna devam etmeye başladı durağa yaklaştık duracak butonuna basılmamış duraktakileri otobüse aldı hareket edecekken bir pırnak duracak butonuna bastı… Şöför tekrar aynı anonsu geçti ”
“durağa gelmeden duracak butonuna basın inmek için hazırolun” diye … tekrar abimiz efendim bastım ya neden durmuyorsun diye… 🙂 bu şekilde ikinci aktarmaya kadar devam ettik. Bu durum İkinci aktarmada devam etti mi bilmiyorum bugün yürümek istedim yürüyerek işyerime geldim….. Demem şu ki hatamızı bildiğimiz halde kabullenmiyoruz… Hatasız Kul olmaz Hatamla Sev Beni 🙂 diyede diyesim geldi be…

kendinize iyi davranın selametle B. Güneş

OtobüS mACERALARı 9

Merhaba Arkadaşlar nasılız iyiyiz inşaAllah. Bugün HAfta içinin yada haftanın ilk günü Pazartesi. Çoğumuzun haftasonu tatil yapıp biraz daha dinlenelim derken hızlı bir şekilde haftasonu bitiyor… 🙂

bugünde otobüs macerasına devam…. aslında burada paylaştıklarımla çoğumuz karşılaşıyoruz. bugünde yine öyle bir durum paylaşacağım. nedir derseniz şöför dayanışması :)…. içimizden olmalı diyoruz. evet tabi ki olmalı. olmasın demedim 🙂

Bazen durağa yetişemiyoruz otobüslerle kısa mesafe maraton koşusu yapıyoruz, acaba en kısa sürede durağa hangimiz yetişecek diye. Hatta el sallıyoruz dursun bizi alsın diye ama nafile almıyorlar, alanlarda durakta binsene kardeşim ne durduruyon deyip fırçayı basıyor, Taki yerine oturup gözden uzaklaşana kadar……Aslında duran sensin , durağa yetişemeyen belki durur yardım eder diye el sallamış :)…. bunlar olurken yolun ilerisinde araç duruyor bakıyoruz etrafımıza ama durak yok söfor ön kapıyı acıyor şöforun aynısı gibi bir insan otobüse biniyor kart okutmuyor ön kapı kapanıyor başlıyorlar sohbete. Ne yaptın, Ne ettin nörüyon sen nörüyon diye diye giderken otobüs yine durak olmayan yerde duruyor ve ön kapıdan binen arkadaşı indiriyor. . Şöforun üst tarafında yazıyor Şöforle konuşmak yasaktır. ama ama ama….. 🙂 bu dayanışma yanlış üstüne yanlışları getiriyor. Olan durağa 10 metre kala el sallayıp şöforden azar işiten yolcuya oluyor. Hayırlısı diyelim. Gerçekten iletişim ve eğitim şart…. Beni dinlediğiniz için teşekkürler kendinize iyi bakın. B.GÜNEŞ

Tan Yeri Ağarırken

Merhabalar Hayırlı Haftasonları Bugün kü maceramız sitemi takip eden takipçilerimden Saliha A. Hanımdan… Başlık olarak Tan Yeri ağarırken başlığını kullanmak istedim. Çünkü bu saatlerde çok sayıda çalışan kesim ekmeği için yollara çıkıyorlar ve geç saatlerde evlerine dönüyorlar. evet gelelim hikayemize;

Hayırlı pazarlar
Ben haftanın üç günü çalışan biri olarak size yazıyorum.fırsatım olmadığı için zamanında yazmaya, o nedenle gecikmeli tarifeli hizmetten yararlanıyorum.
Neyse… Benim maceram sabahın ilk ışıklarıyla başlar.saat 7: 30 da hava biraz akşam üzerini anımsatır.evden durağa yürümek benim için ürkütücü.neden mi?..sokak köpekleri.aslında severim tüm canlıları. “YARATILANI SEV,YARATANDAN DOLAYI.”
Bu sözün üstüne söz yoktur.
Köpeklerin biri havladı mı? Hepsi birden koştukları için. birde hepsinin sizi kovaladığını.başımdan da böyle bir olay geçince korkmamak mümkün mü? 7-8 tane sokak köpeği bundan 1 ay önce tam sitenin kapısından çıkınca bir tanesi beni farketti. havlayarak bana doğru koşunca diğerleri de onun peşinden hemen kapı kilidi bozuk sitenin demir kapısını itip içeriye girdim.o gün beni bozuk kilit kurtarmıştı.işte değerli okuyucular bu nedenden dolayı durağa tedirgin giderim.
Ben 8 şubat cuma günü sabahın ilk ışıklarıyla tedirgin ,hızlı adımlarla durağa geldim.o gün 558 hat nolu otobüse gebze harem dolmuş durağına gitmek icin bindim.şoför asabi bir tip.bir kaç durak sonra iki yolcu inecek.biri kalktı diğeri bayan olan kucağında kocaman koli olduğundan arkaya doğru gidemedi otobüs durunca kalkmıştı kii!..söför gaza basarak otobüs hareket etti.kadın inecek var diye seslendi.şöför durdu tabii ki söylenerek.şimdi burda haksız olan kim?.her ikiside haklı ama.şoföründe küfredercesine inen kadının pesinden sayması doğru mu??????
Birkaç durak sonra bir bayan inmek icin düğmeye bastı ineceği durağı pas geçen şoföre kadın durağı geçtiğini durmadı icin rica etti.şoförse orda durak yoktu diye inatlaştı.kadını bayağı aşağıda indirmek icin durdu.durana kadarda tartışmalar devam etti.oysa ki orda durak vardı.kadın sinirlendi. hergün inip bindiğini
söyleyerek indi.kadın inerkende şoföre “orda durak vardı geri z…….. ‘ deyince soförde ağzı alınmayacak küfürler yağdırdı.yolculardan biri şöförü kızgınlıkla uyarsa da devam etti küfürüne. hem suçlu hem güçlü.böyle bir durumu cok yaşarız günlük yaşamımızda.gerçekten üzücü bir durum.dilinize küfür yerine HASBİNALLAH VENİMEM VEKİL sözünü telkin etseniz. belli ki şöför BESMELESİZ işine başlamış.güzergahını yanlış yerden gidince bir bayan en sonunda şoföre söylendi.”şoför bey! Yanlıs yerden gidiyorsunuz.yeter artık bindiğimizden beri sizin bu davranışınızdan
rahatsız olduk.hem o bayana o kadar küfür ettiniz peşinden.boş yere orda durak yok diyordunuz ya! Orda durak vardı kardesim ben de oraya yakın oturuyorum. terbiyesizleşmeyin artık” diye sözünü bitirdi.şoförde birsey diyemedi.diyeceğim o ki! Herkes herkese muhtaç.sen küfür ettiğin yolcuya muhtaçsın.yolcuda sana. bu neyin öfkesi ? Değer mi kardeşim şu üç günlük dünyada dilini kirletmeye.kirli dilinden o pis lafları sayarken otobüsün dikiz aynasına bak.onca okul öğrencileri hayatlarının baharında.yeter artık yazık acınacak hale gelmeyin.gençlerimize küfürü değil. Allah’ın selamını öğretelim.lütfen!!!!
Çok şükür ineceğim durağa geldim.ilk gelen dolmuşa bindim.arka basamağa çıktım.şoförler biraz daha yolcu konserve yapacakları icin her zaman ” arka basamağa ilerliyelim. kapı ağzında durmayalım” diye söylenmeden geçtim arka basamağa.aslında benim içinde iyi oluyor.Neden mi? Arkadaki inenlerin yerine hemen oturma şansım cok yüksek olduğu için.😁
Bugünde şanslıydım.çok sükür biri kalktı ben oturdum.basamakta duran oturur kardeşim.der gibi bana bakana bakış atarım.dolmuş şoförün elinde telefon (yasaklar çiğnenmek icindir), onu sollayan diğer dolmuş şoförüne sinirlenip kızdığını belirten sözler.aman efendim ” sen beni neden solladında durağa girdin yolcuyu kaptın “….ay içimden de gülüyorum.hay Allah!!.ne değerliyiz dolmuşçular icin diye.insan değerlidir her zaman.ama para kazanacağiz diyede içine aldığın insanlarında sollayıp benim alacağım yolcuyu nasıl alırsın diyerek,öfkeyle araba kullanamazsınız. hayatlarını hiçe sayamazsınız kardeşim.
Çok şükür kazasız tavşantepe metro istasyonuna geldim.
Metroya inmek icin yürüyen merdivenlerle taaa yerin kaç metre derinliğine indim.metro geldi.kapılar açıldı.bomboş koltuklar.yerini beğenmeyip diğer vagonlara yürüyenler.tam beğenip oturdular derken kalkıp başka tarafa oturanlar. baska istasyona gelene kadar hep böyle devam ederken birden kapılar açılıp yolcular binince bitiyor.çünkü beğenmediğin yerler doluyor.ayakta kalabiliyorsun. Demekki!! Napıcakmışız? Boş bulduğun yere oturacaksın.yerin kac kat altında camdan nereyi izleyeceksiniz kardeşim.🤣
Metroda yer bulamayan gençler yere bağdaş kurup oturur.oturdukları yerde uyuyarak giderler.genelde herkesin elinde kitap.ayakta duranlar bile kitaplarını okumaktan vazgeçmezler.
Genelde gençler oturuyor yaşlılar hep ayakta.bunu her yerde, günlük yaşamımızda yaşıyoruz.Ey genclik nereye gidiyoruz?..sizlerde yaşlacaksınız birgün. bunu unutmayalım lütfen! ..ineceğim istasyona geldim.insanlarda bir koşuşturmaca.asansöre yetişip herkesten önce yukarıya çıkma yarışı.asansör olmuş iett otobüsü.hey Allahım yaaa!…koşanlarda gençlerimiz.bu asansör kimin icin yapıldı kardeşim.yaşlılar yürüyen merdivenlerde.gençler asansörde.
Yürüyen merdivenlerde bir kuyruk hiç sormayın.yürümekten aciz bir toplum oldukta ondan.yürüyen merdivenin basamaklarına bir bir sıralanmak için bu kuyruk.yürümekten acizlere not bile var.SAĞ TARAFTA DURUN.yürümeyi benim gibi sevenler yürüyen merdivenin sol tarafından ilerleyerek çıkışa geldik.asansör icin koşturanlardan önce çıkışa yürüyen merdivenlerin sol tarafını kullanan bizler geldik.olleeeey biz kazandık.benim maceramı okuduğunuz icin teşekkürler.baska bir günde buluşmak dileğiyle.pazar gününüze renk kattıysam ne mutlu bana. Rabbim yar ve yardımcımız olsun hayatın koşturmasında.
Selam.merhaba.güle güle hepinize.😊… Saliha A.

Saliha Hanıma Paylaşımları için teşekkürler. Rabbim işlerinizde kolaylık versin.