OTOBÜS MACERALARI 13

Merhaba Arkadaşlar gününüz aydın olsun… Nasılız iyiyiz inşaAllah. HAftamız güzel geçiyordur umarım… Benim yoğun dehşet ül vahşet şekilde yoğun ve güzel geçiyor… Hava şartlarını da sorarsanız hava bir yağıyor bir güneş açıyor. Bünye olarak hava şartlarına ayak uydurmaya çalışıyor :)….Bugün ise hava güneşli ve bu güzel havanın vermiş olduğu heyecan ve sevimlilikle evden çıktım. 75 numaralı ilk aktarma toplu taşıma aracını bekleyeceğim durağa doğru ilerlerken benle yarışır gibi hızlı bir şekilde durağa doğru ilerleyen 75 numarayı gördüm bugün erkenci sanırım. 75 numaralı toplu taşıma vasıtası da güneşin ilk ışıkları ile dışarı çıkan minnak buzağılar gibi zıplaya zıplaya durağa doğru geliyor beni geçiyor. kendisine zor bela yetiştim. Neyse kartımı okuttum ve orta kalabalık olan otobüsün en önünde kalmayı karar verdim. Otobüse binerken dikkatimi çeken şöförün kendi kendine konuştuğunu sanmamdı. Ama öyle değilmiş sol elinde akıllı olmayan tuşlu telefon ve koyu bir sohbet. Şöförün bulunduğu bölümde üst kısımda, “ŞÖFÖRle KONUŞMAK yasaktır” uyarısı gözüme çarptı. Sonra dedim kendi kendime belki istasyonla görüşüyordur, otobüs hareket zamanı için konuşuyorlardır, ama istasyon görüşmesi değildi sohbet koyu her konudan konuşuluyordu. Akşam ne yapacağına kadar. Tabi ki bu sırada tek eli ile kocaman 75 numaralı otobüsü kullanıyordu. Acaba ŞÖFÖRLE KONUŞULMAZ uyarısı tek yolculara özelmiydi, Telefonla konuşma kazaya sebebiyet vermezmiydi diyede aklımdan geçirdim .. Neyse beni aldıktan sonraki 3. durağa geldiğimizde yolcuları almak için durdu. Bizim şöför hala konuşuyor.

——Yolcular binmeden kapının dışından bir yolcu seslendi: “Efendim otobüs Emirgana direk mi gidiyor yok sa dolanıyormu?”. ….

Şöförde tık yok, bu sırada diğer yolcular biniyor her bir yolcu binerken yolcu sorusunu tekrarlıyor:”Efendim otobüs emirgana direk mi gidiyor yoksa dolanıyormu?”…. Şöforde yine tık yok… durakta son yolcuda binince bu sefer mecbur kendiside bindi şöföre daha da yaklaştı seslenme mesafesi ortalama 30 cm aynı sözleri 3 defa daha tekrarladı şöför de yine bir karşılık verecek ses yok. şöfor öyle bir sohbete muhabbete dalmış ki sanki araç kullanmıyor evdeymiş gibi telefonun karşışındaki kişi ile sohbetini çevresine , trafiğe aldırış etmezcesine devam ediyordu. En son ben seslendim yolcuya, Emirgana direk gider hanımefendi dedim. Ama yolcu şöföre o kadar odaklanmış ki senden(şöförden) duymak istiyorum başkasından değil dercesine telefonda muhabbete dalmış şöföre kilitlenmişti. 3 defa seslendim yolcuya.. 3. seslenmemde dikkate aldı. Şöför ona ilgi göstermiyor telefonun karşısında kim varsa tüm ilgi ve alakasını telefondaki kişiye vermişti… Tabiki bu olaylar olurken otobüs hareket halinde yolcu benim 3. seslenişimden sonra doğru otobüse bindiğini anlayınca kartını bastı. yolcunun kartı ücretsiz biniş kartıydı işte o anda olan oldu.. Otobüste bir sessizlik oluştu. O kadar bir sessizlik oldu ki pür dikkat yolcular söför mahalline bakıyordu. Diyeceksiniz ne oldu. Yolcu ücretsiz kartla binemez mi yada yolcu başkasının kartı ile mi bindi düşünceleri aklımıza gelecek… Hayır efenim, Şöför 1 dakikalığına telefonla muhabbetini kesmiş ve bu ses kesme otobüs içinde anlık bir sessizliğe sebep olmuş, yolcularda oto teybinden gelen ses misali bir anda sesli muhabbet yapan söförün sesinin kesilmesinin nedeni neydi acaba dercesine meraklı bakışlarla söför mahalline odaklanmıştı. Şöförün muhabbetinin kesilmesine neden olan bu önemli olan olay, davranış yada fiiliyat neydi?

Evet Herşey Yolcunun ücretsiz biniş kartı ile başladı. Ve biniş kartının sesi Şöförün telefondaki koyu sohbetini kesmesine vesile olmuştu. Şöför seslendi: “HAnım efendi ücretsiz biniş kartı ve kimliğinizi gösterin” dedi. Yolcunun sesini duyuramadığı söför dile gelmiş konuşabiliyordu. Yolcu istenilen evrakları gösterdi ve otobüsün arkasına doğru ilerleyerek gözden kayboldu derdim ama ilerlemedi 🙂 ön koltukların orada kaldı… Emirgana geldik yani 2. aktarma durağına geldik otobüs durdu Söföründe telefondaki sohbetide bitti. Ücretsiz kart basan yolcuda inerken söför seslendi: “ Bayan kusura bakmayın telefonla konuşuyordum” dedi 🙂

Ne desem bilmiyorum ki. Bu ne aldırışsızlık bu ne görev bilinci bu ne kurallara uymamazlık…. Toplu taşıma şöförlerinde bir hastalık mı bilmiyorum ama araç duraktan hareket ettiği andan itibaren işi ile ilgili olsun yada olmasın cep telefonlarına sarılıyorlar son durağa kadar konuşuyorlar. Efenim Saman balyası taşımıyorsunuz Canı olan Ruhu olan varlıkları taşıyorsun. Evet şöförler çok stresli bir işte çalışıyorlar ama bu canları hice saymaları hakkı vermez.. Eğitim şart Meslek içi eğitim şart. Sorumluluk bilinci şart. Karşılıklı nezaket eğitimi şart.

Evvet ben müsade isteyeyim. Kendinize iyi bakın sizleri İbrahim Tatlısesle Başbaşa bırakıyorum. Yallah Şöför Yallah.

Reklamlar