OTOBÜS MACERALARI 14

Merhaba Arkadaşlar Güzel bir Haftasonu Başlangıcına Gülücük Saçarak Başlamanız dileklerimle Sohbetime başlıyorum… Nasılız iyiyiz değil mi. İşlerin yoğunluğundan yazma fırsatım olmuyor desem yalan olur :). Ama yazamadığım günler yaşamdan izlediğim bir sürü konu bir sürü gözlemlerim vede bir sürüsürü olaylar var hergün bir tanesini paylaşacağım…. Yazmadığım zamanlar ne yaptım derseniz. Aynı şeyler sabah işe, akşam 19:30 da mesaiyi bitirip eve…. Neyse Gelelim Maceramıza;

Hergün sabah yaptığım gibi 75 numaralı aktarma toplu taşıma vasıtasına binmek için durağa geldim. Durak orta kalabalığın bir tık üstünde. Bekleyiş 5 dk felan sürdü. Tüm dikkat herkesin kafalar sol tarafa dönmüş sol yönden 5 dk sonra gelecek olan 75 numaralı toplu taşımayı gözlüyor… Evet gelen 5 bir otobüs var… 75 numaralı Balıkayağı bulvarı seferini yapan aktarma otobüsümüz evet ta kendisi. Salına salına geliyor. o anda herkes birbirine bakıyor kapı açılınca acaba kim önce binecek boş yerleri kim dolduracak!!!

Bu bakışlar Devam ederken Otobüs kıyıya yanaştı pardon durağa yanaştı. Kapılarını açtı 45 li yaşlarda bir abi amca karışımı bir amca ilk adımı attı (abi amca karışımı derken benim yaşıma göre ona bakış açım ondan öyle belirttim 🙂 )… 45 lik yolcudan sonra bir kardeşimiz bindi ondan sonra bir kız öğrenci bindi ve kız öğrenci pasosunu okuttuğunda yetersiz bakiye anonsu geçti cihazdan. Kız nasıl olabilir mırıldaması yaptı sessizce. Bu anonsu duyan Halk kahramanımız 45 lik abi-amca otobüsün ortasından koşar adımlara benzer posta yürüşü ile gelerek dur diyerek öğrencinin yerine basmak istedi. O esnada gözümün önüne Ali Sunalın sunduğu güldürgüldür show oyuncularından Çağlar Çorumlunun tiplemesi HALKMAN geldi. 🙂 öğrenci abi yok basma param var dedi. Amca– “Olmaz ben kartı basacam” dedi. Öğrenci-” Olmaz Amca param var ben kart alırım” sohbeti ve kavgası başladı. Otobüsün önü yolcu yığıldı ilerleyemiyoruz. Bu sohbet bu kavga ortalama 3 dk sürdü.. Savaşı kazanan Öğrenci oldu… Kendi Parası ile 2binişlik kartı alıp bir binişlik hakkını kullandı.. Bu durumdan Rahatsız oldu Amca-abi ben basacaktım kartı diyip kaşlarını çattı ve otobüsün ortasına gelip ilerleyişine kaldığı yerden devam ettim. Demem şu ki ya abi sen normal ilerlerken hangi arada o anonsu duyup koşarak ileriye geldin. acaba bu davranışı herkese yapıyormusun. Yada bunu bugüne özel mi yaptın soruları devam eder durur. Ama şu var ki iyi niyet olarak düşünürsek yardım yapmak güzel ama istenilmeyen bir şey varsa ısrar niye…. 45 lik amca çok ısrar etti kartı pasosu biten öğrencinin yerine basmak için ama öğrenci istemiyor param var diyor….

Evet Buna benzer ama tersi bir olayda var… Bu olaya genelde 4-5 defa denk geldim. Suan anlatacağım Amcamızın tam istediği kartsız yada yetersiz kart yolcularından. Bir genç ablamız var genelde kart kullanmıyor sanırım yada kart basmaya karşı yada felsefesi öyle…. her durağa geldiğinde bir kurban seçiyor durakta kartım yok öğrenciyim benim yerime basar mısınız diyor.. her denk gelmemde bazen başörtüllü bazen başörtüsüz geliyor. Kamuflaj yapıyor sanırım. Bu abla-kardeşimiz amcamızın yardım edeceği türden. Umarım Bu ısrarcı amcamız Bu kardeşimize denk gelir. Rahat bir şekilde yolculuklarını yaparlar.:) … Benden Bu kadar umarım sizleri sıkmadım güzel haftasonları inş.

Reklamlar

OTOBÜS MACERALARI 13

Merhaba Arkadaşlar gününüz aydın olsun… Nasılız iyiyiz inşaAllah. HAftamız güzel geçiyordur umarım… Benim yoğun dehşet ül vahşet şekilde yoğun ve güzel geçiyor… Hava şartlarını da sorarsanız hava bir yağıyor bir güneş açıyor. Bünye olarak hava şartlarına ayak uydurmaya çalışıyor :)….Bugün ise hava güneşli ve bu güzel havanın vermiş olduğu heyecan ve sevimlilikle evden çıktım. 75 numaralı ilk aktarma toplu taşıma aracını bekleyeceğim durağa doğru ilerlerken benle yarışır gibi hızlı bir şekilde durağa doğru ilerleyen 75 numarayı gördüm bugün erkenci sanırım. 75 numaralı toplu taşıma vasıtası da güneşin ilk ışıkları ile dışarı çıkan minnak buzağılar gibi zıplaya zıplaya durağa doğru geliyor beni geçiyor. kendisine zor bela yetiştim. Neyse kartımı okuttum ve orta kalabalık olan otobüsün en önünde kalmayı karar verdim. Otobüse binerken dikkatimi çeken şöförün kendi kendine konuştuğunu sanmamdı. Ama öyle değilmiş sol elinde akıllı olmayan tuşlu telefon ve koyu bir sohbet. Şöförün bulunduğu bölümde üst kısımda, “ŞÖFÖRle KONUŞMAK yasaktır” uyarısı gözüme çarptı. Sonra dedim kendi kendime belki istasyonla görüşüyordur, otobüs hareket zamanı için konuşuyorlardır, ama istasyon görüşmesi değildi sohbet koyu her konudan konuşuluyordu. Akşam ne yapacağına kadar. Tabi ki bu sırada tek eli ile kocaman 75 numaralı otobüsü kullanıyordu. Acaba ŞÖFÖRLE KONUŞULMAZ uyarısı tek yolculara özelmiydi, Telefonla konuşma kazaya sebebiyet vermezmiydi diyede aklımdan geçirdim .. Neyse beni aldıktan sonraki 3. durağa geldiğimizde yolcuları almak için durdu. Bizim şöför hala konuşuyor.

——Yolcular binmeden kapının dışından bir yolcu seslendi: “Efendim otobüs Emirgana direk mi gidiyor yok sa dolanıyormu?”. ….

Şöförde tık yok, bu sırada diğer yolcular biniyor her bir yolcu binerken yolcu sorusunu tekrarlıyor:”Efendim otobüs emirgana direk mi gidiyor yoksa dolanıyormu?”…. Şöforde yine tık yok… durakta son yolcuda binince bu sefer mecbur kendiside bindi şöföre daha da yaklaştı seslenme mesafesi ortalama 30 cm aynı sözleri 3 defa daha tekrarladı şöför de yine bir karşılık verecek ses yok. şöfor öyle bir sohbete muhabbete dalmış ki sanki araç kullanmıyor evdeymiş gibi telefonun karşışındaki kişi ile sohbetini çevresine , trafiğe aldırış etmezcesine devam ediyordu. En son ben seslendim yolcuya, Emirgana direk gider hanımefendi dedim. Ama yolcu şöföre o kadar odaklanmış ki senden(şöförden) duymak istiyorum başkasından değil dercesine telefonda muhabbete dalmış şöföre kilitlenmişti. 3 defa seslendim yolcuya.. 3. seslenmemde dikkate aldı. Şöför ona ilgi göstermiyor telefonun karşısında kim varsa tüm ilgi ve alakasını telefondaki kişiye vermişti… Tabiki bu olaylar olurken otobüs hareket halinde yolcu benim 3. seslenişimden sonra doğru otobüse bindiğini anlayınca kartını bastı. yolcunun kartı ücretsiz biniş kartıydı işte o anda olan oldu.. Otobüste bir sessizlik oluştu. O kadar bir sessizlik oldu ki pür dikkat yolcular söför mahalline bakıyordu. Diyeceksiniz ne oldu. Yolcu ücretsiz kartla binemez mi yada yolcu başkasının kartı ile mi bindi düşünceleri aklımıza gelecek… Hayır efenim, Şöför 1 dakikalığına telefonla muhabbetini kesmiş ve bu ses kesme otobüs içinde anlık bir sessizliğe sebep olmuş, yolcularda oto teybinden gelen ses misali bir anda sesli muhabbet yapan söförün sesinin kesilmesinin nedeni neydi acaba dercesine meraklı bakışlarla söför mahalline odaklanmıştı. Şöförün muhabbetinin kesilmesine neden olan bu önemli olan olay, davranış yada fiiliyat neydi?

Evet Herşey Yolcunun ücretsiz biniş kartı ile başladı. Ve biniş kartının sesi Şöförün telefondaki koyu sohbetini kesmesine vesile olmuştu. Şöför seslendi: “HAnım efendi ücretsiz biniş kartı ve kimliğinizi gösterin” dedi. Yolcunun sesini duyuramadığı söför dile gelmiş konuşabiliyordu. Yolcu istenilen evrakları gösterdi ve otobüsün arkasına doğru ilerleyerek gözden kayboldu derdim ama ilerlemedi 🙂 ön koltukların orada kaldı… Emirgana geldik yani 2. aktarma durağına geldik otobüs durdu Söföründe telefondaki sohbetide bitti. Ücretsiz kart basan yolcuda inerken söför seslendi: “ Bayan kusura bakmayın telefonla konuşuyordum” dedi 🙂

Ne desem bilmiyorum ki. Bu ne aldırışsızlık bu ne görev bilinci bu ne kurallara uymamazlık…. Toplu taşıma şöförlerinde bir hastalık mı bilmiyorum ama araç duraktan hareket ettiği andan itibaren işi ile ilgili olsun yada olmasın cep telefonlarına sarılıyorlar son durağa kadar konuşuyorlar. Efenim Saman balyası taşımıyorsunuz Canı olan Ruhu olan varlıkları taşıyorsun. Evet şöförler çok stresli bir işte çalışıyorlar ama bu canları hice saymaları hakkı vermez.. Eğitim şart Meslek içi eğitim şart. Sorumluluk bilinci şart. Karşılıklı nezaket eğitimi şart.

Evvet ben müsade isteyeyim. Kendinize iyi bakın sizleri İbrahim Tatlısesle Başbaşa bırakıyorum. Yallah Şöför Yallah.

OtobüS mACERALARı 12

Merhaba Arkadaşlar; hayırlı pazartesiler haftanın ilk gününün güzel geçmesi dilekleriyle sohbetimize maceralarımıza devam… Bayağıdır Otobüs maceralarına ara vermiştik. Bugünde karşılaştığım bir olayı paylaşmam lazım dedim, yorumlar sizin…. Biliyorsunuz ki çoğumuz için pazartesi sendromu yada güzel biten bir haftasonunun ardından tekrar pazartesiye başlamak insanda bir burukluğa düşük bir enerjiye sebebiyet verebiliyor. kimi okula gidiyor, kimi ekmeğini kazanmak için mesaiye başlıyor, kimi çocuklarını okula götürüyor, kimi de balkonda kahvaltısını yaparken durakta haftanın ilk gününün startını yapan insanları seyrediyor.Bugün de öyle bir günle başladık haftanın ilk gününe… Beni sorarsanız nasıl başladınız diye; benim için hergün aynı çünkü haftasonu tatilim yok 🙂 🙂 haftasonum yok,, vuuuu benim için haftanın 7 günü haftaiçi, süpermiş…. Neyse işe gitmek için ilk aktarm durağına geldim. İnsanlar zombi gibi uykulu haftasonun vermiş olduğu dinlenme yorgunluğu gözlerde okunuyor. Bu zombi bekleyişi olurken ilk aktarmamız 75 numara ufukta gözüktü salına salına geliyor. Sanki 75 numarada p.tesiye başlamak istemiyormuş gibi geliyor… Araca ilk binme yarışı p.tesi günleri daha yoğun oluyor. boş bir koltuk bulursak oturup uyuruz diye. genelde bulunmuyor ama bugün 2 kişilik vardı koltuğa ilk varan kazandı…. Ben yine en arka bölüme geçtim ayaktayım….Araç bizi aldığı duraktan hareket etti. durak durak yolcu indirip bindiriyor ve çoğu yolcuda bir hareketsizlik bir sıkkınlık ve p.tesiye başlamama duyguları içinde 75 numaralı otobüsümüzün götürdüğü yere doğru gidiyoruz. ama öyle biri var ki diğer yolculardan çok farklı kendisini diğerlerinden soyutlamış. sanki bir kapalı odada; tek kendisi, telefonu ve kulaklığı. Kardeşimiz kendini p.tesiden, yolculardan ve otobüsden soyutlamış gibi ama bu soyutlama çevresinin evet bu genç var bugün p.tesi olmuşta ne olmuş dercesine baktırıyordu…. Acaba bu neydi herkes mahmur gözlerle istek ve arzuları evde biraz daha kal dercesine, zoraki güne başlamışcasına yolculuk ederken bu genç neden böyleydi. Acaba sıkıntısı mı vardı yok güne gülücük saçarak başla ifadesini yanlış mı anladı… Bilinmez ama bu kardeşimiz; bir arabanın kornasının sesinin duyulurcasına kahkaha atarak gülüyordu 😀 :D.. Sabah Sabah Cep telefonunda ne izliyorsa artık kahkaha atarak ; otobüsün en arkasındaki de gülüşümü duysun dercesine , önde bizi sollayan araca korna yetmez benim gülüşümle ikaz ederim dercesine, yanında oturan amcanın evde uyuduğun yeter uyan artık dercesine, otobüsün içini kahkahaya boğdu ve insanları kendisine bakmasını sağladı. Bu kahkahalar toplamaya 2 durak kalana kadar devam etti. Demem şu ki arkadaşım helal herkesin üzerindeki başlamamış iş yorgunluğunu attın. ve diyorum ki Pazartesi Merhaba hoş geldin. Ben müsade istiyorum kendinize iyi bakın güzel bir hafta geçirmeniz dileği ile…

OTOBÜS maceraları 11

Merhaba Arkadaşlar gününüz huzurlu ve bereketli geçsin inş.
Bir haftaya yakın yazmıyordum işlerin yoğunluğundan dolayı… Yine buradayım ve yine maceraya devam…. yine günlük gözlemlerimle paylaşımlara devam…. Neden otobüs maceraları derseniz aynı askerlik anıları gibi otobüs yaşantısı da olmazsa olmaz dedim :).. bir çok insanla karşılaşıyoruz, birçok insan davranışlarını gözlemleyebiliyorsunuz. İnsanların sabahın ilk ışıklarıyla son ışıkları arasında başlangıç ve bitişi olarak kullandığı yer toplu taşımalar. Kimi mutlu bir şekilde uykusunu almış olarak durakta bekleyip maceraya başlıyor kimi uykusuz gözlerle esneye esneye nereye geldim dercesine durakta toplu taşıma vasıtasını bekliyor, kimi evden uzak olayım maceraya atılayım dercesine başlangıca doğru ilerlemek için bekliyor. Hepsinin Ortak gayesi yada hepimizin ortak gayesi belli start verdiğimiz sabahın ilk gününe başlamak.

Evet yine her zamanki gibi bugün yine ilk aktarma olan 75 numaralı toplu taşımaya binmek için durağa geldim ve bugün 75 numaramız tam saatinde geldi. Herkes bi birbirine baktı içinden vuuu dercesine :)…. otobüse bindik ve bir farklılık var dı yada bana öyle geldi otobüs çok sessiz ve herkes koltuklarda oturuyor… sadece ben ayakta gidiyorum tek bana yer kalmamış :). Kimi uyuyor uyurken otobüs camına kafasını yaslamış nefes alış verişi camı buğuluyor kimi kafasını yere dikmiş otobüsün sallanmasına ayak uydurarak bir rock konserinde gibi başlar sallanıyor…. bindiğim duraktan sonra ikinci durağa geldiğimizde otobüs durdu bir adet yolcuyu içeriye aldı. ama yolcu arabaya nasıl bindi bende anlamadım adım atarken bir serselendi ön kapının turnike koluna tutuldu düşmekten kurtuldu. kartını okutmak için çantasında biniş kartını aramaya başladı ama nafile bulamadı bir sonraki durağa kadar. Durağa geldiğinde otobüs bir sert frenle durdu o anda kartını bulamayan yolcu elinden kartını düşürdü. meğer kart elindeymiş 🙂 bir şey olmamış gibi kartını alıp okuttu. boş bir yer arar gibi otobüsün içinde ilerlerken ben bulamadım ama bakalım bulabilecek mi derken otobüsün ortasında bulunan ve otobüsün arka tarafına bakan koltuğa oturdu, oturur oturmaz bir ses geldi “ne yapıyorsun be”…. halinden anlaşıldığı üzere kardeşimiz uyanamamış uykulu gözlerle otobüse binme fiiliyatında bulunmuş ve aklıma o anda Mazhar Fuat Özkan’ın şarkısı geldi  UYKULU GÖZLERLE

Uykulu gözlerle döndüm rüyamdan
Sana sarı laleler aldım, çiçek pazarından
Sen olmasan buralara gelemezdim ben
Sevemezdim bu şehri, anlamazdım dilinden

Nasıl bir sevdaysa bu karşı koyamam
Dayanamam kıskanırım seni paylaşamam
Satırlar uçar gider aklımdan
Sana sarı laleler aldım çiçek pazarından

Uykulu gözlerle döndüm rüyamdan
Sana sarı laleler aldım, çiçek pazarından
Sen olmasan buralara gelemezdim ben
Sevemezdim bu şehri, anlamazdım dilinden

Yeniden başlasam bu sefer korkmadan
Koklayıp birbirimizi çöpe atmadan
Satırlar uçar gider aklımdan
Sana sarı laleler aldım çiçek pazarından

Uykulu gözlerle döndüm rüyamdan
Sana sarı laleler aldım, çiçek pazarından
Sen olmasan buralara gelemezdim ben
Sevemezdim bu şehri, anlamazdım dilinden

Nasıl bir sevdaysa bu karşı koyamam
Dayanamam kıskanırım seni paylaşamam
Satırlar uçar gider aklımdan
Sana sarı laleler aldım çiçek pazarından
ALINTI. M.F.Ö

Ben buşarkıyı düşünürken. Uykulu kardeşimiz arkaya doğru ilerlerken şöforun yapmış olduğu ani fren davranışı ile tutunacak dal aradı amma velakin fakat dalı bulamadı orta kapıya yaslandı…..

Demem şu ki erken yatalım erken kalkalım uykumuzu alalım sabaha kadar çocuk mu sallıyonuz demek istiyorum ama günümüz şartlarında erken yatmak zor. Çünki çevre ve teknoloji olarak uykumuzun önüne geçen çok uyarıcı var… ….. Bugünde Maceramızın sonuna geldik. dinlediğiniz için teşekkürler umarım sıkmadım. Kendinize iyi bakın iyi davranın gülün konuşun , öncelikle Merhaba diyin. Bir sonraki macerada görüşmek Üzere esen kalın 🙂 B.Güneş

OtobüS MaceralarI 10

Merhaba arkadaşlar hayırlı Çarşambalar; Nasılız iyiyiz inşaAllah, Bugünde yine sizlerinde karşılaştığı yada karşılaşmaya maruz kaldığını olaylardan kısa bir kesit anlatacağım. umarım sıkmıyorum sizleri 🙂

Yine her zaman ki gibi sabah evden işe gitmek için çıktım ilk aktarma durağına geldim. İlk aktarma ilk aktarma diyorsun da bu toplu taşımanın hat ismi yok mu dediğinizi duyuyor gibiyim. 🙂 ilk aktarma 75…. evet 75 le maceraya devam….. Bugünkü durum 10 durağın 6 sınde tekrarlanan bir durum.. Yani durak önünde yada durağı geçince inecek butonuna basmak yada inecek var kaptan deyip söförle diyaloğa giren yolcular…. Genelde durağa tam gelince yada durağı geçince karşımıza çıkıyor…. Yine 75 kalabalık tıklım tıklım dolu. Ben yine ara boşlukları doldurmayan kardeşlerden müsade isteye isteye en arka bölüme geçiyor ve yolculuğuma ayakta devam ediyorum. Bir durak geçtik ve sonrasındaki durakta butona basılmamasına rağmen otobüs durdu. Kimse inmedi kapılar kapandı ve aniden orta kısımdan Ben ben ben diyip biri ayağa kalktı. Dedim çekiliş mi oluyor acaba bir hışınla kafamı kaldırdım noter arıyorum çekiliş topları nerde diye bakarken ablamız sohbetin koyuluğundan butona basmayı unutmuş bu durumdan dolayı nasıl bir tepki vereceğini bilmeden piyango talihlisi gibi ben ben ben diyerek inmek istiyor. bir yandan da sohbet kahkaha ve gülmeler devam ediyor taki söförün anonsuna kadar.

söför otobüsü durdurdu anonsunu verdi “durağa gelmeden duracak butonuna basın inmek için hazırolun” diye… bunu duyan abla “durağa gelmişiz duracaksın” diyip söföre laf çaktı. (durağı geçiyoruz abla ne durması)… söför lafa bakmadı yolcu kalabalıktan ilerleyerek orta kapıdan indi. 75 tekrar yoluna devam etmeye başladı durağa yaklaştık duracak butonuna basılmamış duraktakileri otobüse aldı hareket edecekken bir pırnak duracak butonuna bastı… Şöför tekrar aynı anonsu geçti ”
“durağa gelmeden duracak butonuna basın inmek için hazırolun” diye … tekrar abimiz efendim bastım ya neden durmuyorsun diye… 🙂 bu şekilde ikinci aktarmaya kadar devam ettik. Bu durum İkinci aktarmada devam etti mi bilmiyorum bugün yürümek istedim yürüyerek işyerime geldim….. Demem şu ki hatamızı bildiğimiz halde kabullenmiyoruz… Hatasız Kul olmaz Hatamla Sev Beni 🙂 diyede diyesim geldi be…

kendinize iyi davranın selametle B. Güneş

OtobüS mACERALARı 9

Merhaba Arkadaşlar nasılız iyiyiz inşaAllah. Bugün HAfta içinin yada haftanın ilk günü Pazartesi. Çoğumuzun haftasonu tatil yapıp biraz daha dinlenelim derken hızlı bir şekilde haftasonu bitiyor… 🙂

bugünde otobüs macerasına devam…. aslında burada paylaştıklarımla çoğumuz karşılaşıyoruz. bugünde yine öyle bir durum paylaşacağım. nedir derseniz şöför dayanışması :)…. içimizden olmalı diyoruz. evet tabi ki olmalı. olmasın demedim 🙂

Bazen durağa yetişemiyoruz otobüslerle kısa mesafe maraton koşusu yapıyoruz, acaba en kısa sürede durağa hangimiz yetişecek diye. Hatta el sallıyoruz dursun bizi alsın diye ama nafile almıyorlar, alanlarda durakta binsene kardeşim ne durduruyon deyip fırçayı basıyor, Taki yerine oturup gözden uzaklaşana kadar……Aslında duran sensin , durağa yetişemeyen belki durur yardım eder diye el sallamış :)…. bunlar olurken yolun ilerisinde araç duruyor bakıyoruz etrafımıza ama durak yok söfor ön kapıyı acıyor şöforun aynısı gibi bir insan otobüse biniyor kart okutmuyor ön kapı kapanıyor başlıyorlar sohbete. Ne yaptın, Ne ettin nörüyon sen nörüyon diye diye giderken otobüs yine durak olmayan yerde duruyor ve ön kapıdan binen arkadaşı indiriyor. . Şöforun üst tarafında yazıyor Şöforle konuşmak yasaktır. ama ama ama….. 🙂 bu dayanışma yanlış üstüne yanlışları getiriyor. Olan durağa 10 metre kala el sallayıp şöforden azar işiten yolcuya oluyor. Hayırlısı diyelim. Gerçekten iletişim ve eğitim şart…. Beni dinlediğiniz için teşekkürler kendinize iyi bakın. B.GÜNEŞ

oToBüS MaCeRaLaRı 8

Hayırlı Cumartesiler Gününüz Aydın OLsun

Maceraya Devam……

Benim çalışma günü olarak haftasonu hafta içi gibi bir ayrımım olmadığı için bugünde işe gitmek için evden çıktım ve ilk aktarma toplu taşıma durağına gittim. Bugün toplu taşımamız bizi bekletmedi zamanında geldi durağa…. KArtları okuttuk otobüs fazla kalablık değil ve çok sessizdi…. yine otobüsün arka tarafına geçtim filim karesini izler gibi otobüstekileri izledim. herkesin kafaları aşağıda teknolojiyi en son safhasına kadar kullanıyorlar yada kullanmaya çalışıyorlar yada zannediyorlar yada kullanmıyorlar gibi bişey arasındalar… otobüs duraktan durağa geçiyor binen var inen yok hiç kimsenin duraktan durağa geldiğinden haberi yok başlar aşağıda…… böyle sessiz sedası ikinci aktarmaya kadar geldik. ikinci aktarma durağında benden önce gelmiş bir amca 50-55 yaşlarında onun arkasında ben , diğerleride durağa yığıldı. Otobüs durağa geldi ön kapıyı açtı ilk binen amca oldu biner binmez kartını okutmadan şöyle bir otobüsün içine baktı kimse yok in cin top koşturuyor. Amcada Mutlu bir bakış otobüs benim dercesine kartını okuttu ilerlemeye başladı. Ardından bende okuttum amcanın ilerlemesini bekliyorum… O nasıl bir sevinme, nasıl bir sahiplenme anlam koymak imkansız ve bu duygularla 55 lik amcamıztüm koltuklara bakarak seyrederek yavaş yavaş ilerliyor. Bu yavaş ilerleme aklıma Ahmet Haşim’in Merdiven şiirini getirdi.

ağır ağır çıkacaksın bu merdivenlerden
eteklerinde güneş rengi bir yığın yaprak
ve bir zaman bakacaksın semaya ağlayarak

sular sarardı yüzün perde perde solmakta
kızıl havaları seyret ki akşam olmakta

eğilmiş arza kanar muttasıl kanar güller
durur alev gibi dallarda kanlı bülbüller
sular mı yandı neden tunca benziyor mermer

bu bir lisan-ı hafidir ki ruha dolmakta
kızıl havaları seyret ki akşam olmakta

Ben bu şiiri düşünürken 55 lik amcamız otobüsün ortasına geldi bir koltuğa oturdu ama beğenmedi sanırım.. oturması ile kalkması bir oldu o anda bir çarpışmaya mahal verecekti ki ben durmasam. bu çarpışma durumunun yaşanmasından sonra saniyelik arka tarafa baktığımda otobüs akın akın doluyor arkamız kuyruk olmuş amcamızı bekliyoruz. neyse tekrar yavas adımlarla koltukları seçe sece otobüsün körük kısmında bulunan en arka koltuğa geçti. Mutlu olduğu gözlerinden okunuyordu .. Acaba daha öncesinden otobüse nasıl biniyordu hep ayakta mı kaldı dolu otobüsemi denk geldi. ondan mıdır bu mutluluk bilinmez ama….. Be amca otobüs boş, koltuklar aynı birine otur ki arkadan gelenlerde bir yerlere otursun…. Ama amcamız en sonda bulunan koltuğu beğenmişki oraya oturdu sonrası bir durak sonra indi kat edilen yol 750 metre…. Amcamıza Rabbim sağlıklı uzun ömür versin ama bu kısa mesafeli yerde otobüs değilde yürüyerek gitse daha sağlıklı olacak. Maceramız bugünlük bu kadar. Allah’a emanet .